Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
4 tane "haberler" etiketli yazı bulundu "haberler" tagli diger ogeler resimler , videolar

Ayaklarınıza uygun ayakkabılar giyin

ayakkab

Ayaklarınıza uygun ayakkabılar giyin

Bizim için canla başla çabaladıkları halde ayaklarımızın değerini çoğumuz pek bilmeyiz. Onları önemsemez ve biçimsiz ayakkabıların içine sokuştururuz, bize acı vermeye başlayıncaya kadar da aklımıza bile getirmeyiz. Normal ömür süresi içinde kişi 120 bin kilometre yol yürüdüğüne göre yüzde 40'ımızın gün gelip ayaklarımızdan şikayetçi olmamıza şaşmamak gerekir. Halbuki ayağa uygun ayakkabılar giyerek sorunların çoğu önlenebilir.

Uzmanlar, çocuklukta ayağa uygun ayakkabılar giymenin ileride ortaya çıkabilecek sorunları önlediğini belirterek, çocuklara ayakkabı alırken şu hususlara dikkat edilmesi gerektiğini bildiriyor:

"Çocuk için satın aldığınız ayakkabının burnunda, ayak parmaklarının rahatça hareket edebilecekleri kadar yer bulunsun. Ayakkabının burnuyla en uzun ayak parmağı arasında elinizin başparmağı kalınlığında bir aralık olmalıdır."

Çocuklara ayakları büyüdüğü zaman da giyebilecekleri kadar kocaman ayakkabılar almanın da sorunlara sebep olabileceği uyarısında bulunan uzmanlar, ayakkabının topuk kısmının bükülebilen özellikte olması gereğine de dikkat çekiyor.

Yüksek topuk sorun yaratıyor

Büyüklerin ise uzun süre yüksek topuklu ayakkabılar giymelerinin, ileride belde, ayaklarda ve bacaklarda ağrılara ve ayak parmaklarının pençe gibi kıvrılmasına sebep olduğunu söyleyen uzmanların tavsiyeleri şöyle:

"Yüksek topuklu ayakkabıları özel günlere saklayın veya zamanın çoğunu oturarak geçireceğiniz günlerde giyin. Günlük meşgalelerde ve dans ederken ayağı destekleyen alçak topuklu ayakkabılar giyin. Özellikle yaşlı kişilerin ayağı iyice saran ve destekleyen alçak topuklu ayakkabılar giydirin. Ayakları sağlıklı tutmak ve düşmeleri önlemek için sağlam ve ayağı destekleyen ayakkabılar giyilmelidir. Ayakkabının tabanı lastik veya sentetik bir maddeden yapılmış ve yüzeyi kabartılmışsa ayağınız kaymaz. Ayakkabının tabanı köseleden yapılmışsa ayağınız kolayca kayar. Ayağa tam oturmayan ayakkabı veya terlikler ayağınızı sürümenize ve dengenizi kaybetmenize sebep olur. Ayakkabının ayağa tam oturduğunu, ayakkabının burnunda ayak parmakları için yeterli yer olduğundan (en uzun ayak parmağıyla ayakkabının burnu arasında 1-2 cm bulunmalıdır) ve ayakkabının topuk kısmının ayağı rahatça sarmasından anlayabilirsiniz."
En emniyetli topukların alçak (5 cm'den az) ve kalın topuklar olduğunu ifade eden uzmanlar, kama topukların da 5 cm'den alçak olmak şartıyla iyi bir seçenek olabileceğini bildiriyor.

Uzmanlar, ayağı iyice saran bağcıklı veya kapalı kesimli fantazi ayakkabıların ayağı iyi desteklediğini belirtirken, terlik gibi ayağa geçirilen, tokyo ve benzer ayakkabıların ise ayağı yorduğunu ve ayak bileğinin kolayca burkulmasına sebep olduğunu kaydediyor.
İçi yastıklı, tabanı bükülebilen (koşu ayakkabılarında olduğu gibi) ayakkabıların, ayağı sert ve eğri büğrü zeminden koruduğunu ve ayakla zemin arasında tampon görevi gördüğünü vurgulayan uzmanlar, deri veya delikli sentetik maddelerden yapılmış hafif ayakkabıların, adeta "nefes aldığı" ve ayakkabının içine hava girmesini sağladığı için rahat olduğunu belirtiyor.

Uzmanlar, ayakkabıları gerekirse tamir ettirmeyi unutmamanın da önemli olduğunun altını çizerek, tabanı incelmiş veya topukları yenmiş ayakkabıların da tehlikeli olabileceği uyarısında bulunuyor.

Yazın getirdiği hastalıklara dikkat

annebb
Yazın getirdiği hastalıklara dikkat

 

Uzmanlar, yazın sağlığa zarar veren davranışları şöyle sıralıyor:
Soğuk yiyeceklerden fazla yemeyin: Sıcak yaz günlerinde, mide ve bağırsaklar fazla miktarda yenen soğuk yiyeceklerden dolayı daha hızlı çalışır ve böylece yemeklerin küçük bağırsakta durma süresi kısalır. Bu da vücudun besinleri emmesini olumsuz etkiler.
Hızlı su içmeyin: Yazın insan çok terler ve birdenbire içilen çok miktardaki su, kalbin yükünü artırarak kan yoğunluğunu düşürür. Bu da, nefes darlığı ve soğuk terlemeye neden olur.


Açık havada ahşap üzerinde oturmayın: Yazın havanın sıcak ve nemin yüksek olmasından dolayı, açık havadaki ahşap bank ve sandalyeler, çiğ ve yağmurdan dolayı çok miktarda su emer. Güneş altında kalan ahşap bank ve sandalyeler, nemi dışarıya atar ve üzerinde oturanların cilt hastalığı ve romatizma gibi hastalıklara yakalanmasına neden olabilir.


Gece açık havada yatmayın: Yazın vücut sürekli terler. ınsan uykuya dalınca vücut direnci zayıflar. Gece hava sıcaklığının düşmesi, soğuk rüzgar ve çiğ kolayca baş ve mide ağrılarına, eklem rahatsızlıklarına, sindirim bozukluğu ve ishale yol açabilir.
Öğle uykusunu ihmal etmeyin: Yaz mevsiminde gündüzler uzar ve hava sıcaklığından dolayı insan kolayca yorulur. Bundan dolayı öğle saatlerinde bir-iki saatlik uyku sağlık açısından yararlıdır.


Klimaya dikkat: Sıcaklık farkının büyük olması, üşütmeye neden olabilir. Klimaları dikkatli çalıştırın.

Yanlış diyet uygulamasına dikkat!

asuman3
Yanlış diyet kemik erimesini tetikliyor

 

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Tunay Sarpel, kontrolsüz diyetin osteoporoz (kemik erimesi) hastalığı riskini artırdığını söyledi. Kemik erimesinin kalsiyum ve D vitamini eksikliğine bağlı olarak ortaya çıktığını vurgulayan Sarpel, şöyle devam etti: Özellikle, ergenlik döneminde yapılan bilinçsiz diyetler, ilerleyen yıllarda ortaya çıkacak büyük riskleri de beraberinde taşır'' dedi. Yemek sonrası içilen sigara da kemiği tamir eden hücreleri tembelleştireceğinden son derece zararlı.

Anneler 'suçlu'' hissediyor

bebek
Anneler 'suçlu'' hissediyor

ABD'de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, anneler ''çocuklarıyla yeterince ilgilenemedikleri, onlara yeterli olamadıkları'' gibi gerekçeler le birçok sebepten ''suçluluk duygusu'' hissediyor.

ÇALIŞMAYAN ANNE DE MUTSUZ
Araştırmanın yeni olarak kabul edilen yönü ise söz konusu suçluluk hissinin zannedildiği gibi sadece çalışan annelere özgü bir duygu olmadığı. Araştırma,çalışmayan annelerin de aynı sorunla karşı karşıya kaldıklarını ortaya koyuyor. Psikolog Seval Baysal, çalışan ya da çalışmayan tüm annelerde belirli bir seviyede suçluluk duygusu gözlemlediklerini, ancak bunun derecesini annenin kişiliği ve yaşamdan beklentilerinin belirlediğini söyledi. Anne ile çocuk arasında sağlıklı bir diyaloğun oluşturulması ve birlikte geçirilen zamanın iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Baysal, ''Annenin çocuğunu maddi manevi hayata hazırlamak konusunda kaygı duyması normaldir, ama bunun ileri boyutlara taşınması hem çocuğun hem de annenin psikolojisini olumsuz etkiler'' diye konuştu.