Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
5 tane "kozmetik" etiketli yazı bulundu "kozmetik" tagli diger ogeler resimler , videolar

Kusursuz bacak hayal değil

bik1

Kusursuz bacak hayal değil

Plajda formda görünmek isteyenler soluğu estetik cerrahlarda alıyor. Dr. Nazım Durak, yaz aylarında özellikle çarpık bacaklarını düzelttirmek isteyenlerin kendisine başvurduğunu söylüyor.

Estetik cerrahideki imkanlar sınır tanımıyor. Mükemmel bir yüze kavuşmanın yanı sıra kusursuz bir vücut için de pek çok uygulama yaptırmak mümkün. Dik göğüslere, diri kalçalara, dümdüz bir karına ve sütun gibi bacaklara kavuşmayı kim istemez ki… Estetik cerrah Dr. Nazım Durak, tıptaki son gelişmelerle bütün bunların mümkün olduğunu söylüyor.

Makyajı mutlaka temizleyin...

estetik1Doğru Makyaj Malzemeleri Seçmek Kadar Cilt Temizliğine de Özen Göstermek Gerekiyor.
Göz bölgesinin daha fazla bakım ve özen istediğini anlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Mahmure Borlu, kadınlara şu önerilerde bulunuyor: "Gözler için bilinçli bakım son derece önemli.

Göz sağlığının ve güzelliğinin anahtarları; makyajı temizlemeden yatmamak ve doğru göz kremi ile makyaj malzemelerini kullanmaktır. Bu noktalara dikkat edilmediğinde alerjiden göz enfeksiyonuna kadar birçok tehlike göz sağlığını tehdit eder.

Kullanılan malzeme gözde kızarıklık, sulanma, batma gibi yakınmalar yaparsa doktora danışmak şart. Yoğun yağ içeren kozmetik malzemelerinden de uzak durmakta fayda var. Çünkü yağ direkt gözyaşına karışıp bir tabaka oluşturarak görmeyi puslandırıyor."

Müzik dinleyen bebekler daha çabuk büyüyor

musikibebeProf. Dr. Faruk Yorulmaz, müziğin kişinin psikolojisini ve beden sağlığını çok yakından etkilediğini söyledi. Araştırmaların, iş yerlerinde çalınan hafif ve hareketli müziğin, çalışanların yaptıkları işe konsantrasyonunu ve iş başarısını çok önemli ölçüde artırdığını gösterdiğini belirten Yorulmaz, bu nedenle eski çağlardan beri insanların acılarını, sevinçlerini, ayrılıklarını, kavuşmalarını, mutluluklarını hep müzikle ifade ettiğini kaydetti.

Müziğin stresi ve sıkıntıyı azaltarak ruh sağlığını da koruduğunu anlatan Yorulmaz, anne karnındayken müzik dinletilen bebeklerin psikolojik gelişimlerinin daha iyi olduğu, hırçın davranışlar yerine daha uyumlu davranışlar sergilediklerinin gözlendiğini söyledi.

ABD’de yapılan bir araştırmada klasik müzik dinleyen bebeklerin daha çabuk büyüdüğü ve daha uyumlu olduklarının gözlemlendiğini bildiren Yorulmaz, “Klasik müzik çalındığında bebeklerin kalp atışları ve nefes alıp vermelerinin daha düzenli hale geldiği belirlenmiştir” dedi.

Klasik müziğin iştah açtığını ifade eden Yorulmaz, şunları kaydetti:
“Türkler ruh hastalıklarının tedavisinde uzun süre müzikten faydalanmışlar, hatta ruh hastalıkları dışında pek çok başka hastalıkta da müzik tedavisi ile ilgili yazılar yazmışlardır. Doğru seçilmiş bir müzik, insanın daha mutlu bir hayat yaşamasına yardımcı olur. Ruhsal olarak sıkıntı veren, üzücü, stresi artırıcı, ayrılık, ölüm, kötü kader gibi ifadelerle insanı ümitsizliğe, çaresizliğe ve olumsuz durumdan kurtulmak için çaba göstermekten kaçınmaya götüren müzik parçaları toplumsal ruh sağlığımızı tehdit etmektedir. Çoğunlukla bu tür müzik parçalarını dinlemeyi tercih eden insanlarda, kötümser ruh hali kişiliklerine ve yaşadıkları hayata da yansımakta, bu karamsar, ümitsiz ruh hali tüm hayatlarını, dünyaya ve olaylara bakış açılarını etkilemektedir.”

2 milyon kadın tüp bebek için sırada

tupbebe SSK’lıların da tüp bebek uygulamasından yararlanabilmesinin önünün açılmasıyla, Türkiye’de şu anda yaklaşık 2 milyon kadının tüp bebek için ilgili merkezlere başvurduğu belirtiliyor.

 

Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu, Sağlık Bakanlığı’nın Haziran ayında SSK hastalarının da Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’lular gibi tüp bebek uygulamasından yararlanabilmesinin önünün açılmasıyla, tüp bebek için hastanelere ve tüp bebek merkezlerine yapılan başvuru sayısında önemli ölçüde artış olduğunu söyledi.

Devletin, Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK’lı hastalara tüp bebek tedavisi için 1260 YTL’lik yardım yaptığını ve ilaç masraflarının yüzde 80’ini karşıladığını anımsatan Pabuçcu, Türkiye’de şu anda yaklaşık 2 milyon kadının tüp bebek için beklediğini bildirdi.

Pabuçcu, Türkiye’de ilk tüp bebek uygulamasının 1989 yılında yapıldığını belirterek, “Ülkemizde, o tarihten bugüne kadar tüp bebek yöntemiyle 30 bin canlı bebeğin dünyaya geldiği sanılıyor” dedi.

“35 YAŞ ÜSTÜ HASTA SAYISI ARTTI”
Tüp bebek uygulamasının 7-8 bin YTL’ye mal olduğu için maddi sıkıntı çeken hastaların tüp bebek uygulamasından yararlanamadığını ifade eden Pabuçcu, şöyle konuştu:
“Bu ücreti veremeyen aileler, tüp bebek merkezlerine şimdi müracaat etmeye başladı. Ancak geçen bu süre içinde, anne olmak isteyenlerin yaşı ilerledi. Tedavinin başarısında anne yaşı çok önemli. Beklenilen bu süre zarfında anne yaşı 38’in üzerine çıkmış durumda. Şu an tüp bebek merkezlerine yapılan müracaatlar içerisinde 40-45 yaş aralığında çok sayıda hasta var. Bu yaş aralığında, tedavinin başarılı olma olasılığı çok düşük. Bu durum hem hasta hem hekim açısından moral bozucu. İdeal olanı 35 yaşın üstünde olmamak ama 40-43 yaşındaki hastaları da kabul ediyoruz, 43 yaş üstünü ise tedaviye almıyoruz. 40-43 yaş grubundaki hastalarda başarı oranı yüzde 10’u geçmiyor. Bu yaş grubundaki her 10 kadından biri gebe kalıyor ancak bunun çoğu düşükle sonuçlanıyor.”

Bu gruptaki kadınlarda yumurta sayısının az ve kalitesinin düşük olduğunu ifade eden Pabuçcu, tedavinin başarısının iyi yumurtaya bağlı olduğunu kaydetti. Pabuçcu, düşük kaliteli spermin yumurtayı dölleyebildiğini ifade ederek, “Sperm kaliteli olur, yumurta kalitesiz ise başarı şansı çok az” dedi.

Erkekte sperm yapımının sürekli olduğunu, ama kadınların var olan yumurtayı kullandıklarını, yeni yumurta yapma şanslarının olmadığını anlatan Pabuçcu, anne karnındaki 5 aylık bir kız bebeğin her iki yumurtalığında 7 milyon yumurta bulunduğunu, bunların daha doğarken 6 milyonunun kaybedilerek bir milyona, 13 yaşındayken 700 bine, 35 yaşında ise 25 bine indiğini kaydetti. Pabuçcu, “38’li yaşlardan sonra sadece yumurtalıkların içindeki yumurta rezervleri azalmayıp, dışarıdan bu yumurtaların uyarılması için verilen ilaçlara da duyarlılık çok azalmaktadır” diye konuştu.

“YUMURTALIK OPERASYONU GEÇİRENLER RİSKLİ”
Pabuçcu, çikolata kisti olanların, günde 10’dan fazla sigara içenlerin, fazla miktarda kafein-alkol tüketenlerin, erken menopoz riski olanların, genetik faktörlerin ve genç yaşta yumurtalık operasyonu geçirenlerin çocuk sahibi olmak için riskli gruba girdiklerini söyledi.

“İlk çocuğu geç yaşta yapmak kısırlığa etki ediyor” uyarısında bulunan Pabuçcu, kadın yaşının 30’un üzerinde olması, ağrılı adet görmesi ve çiftlerin çocuk sahibi olmayı planlamasından sonraki bir yıl içerisinde gebeliğin olmaması ve tedavi ile yumurtalıkların uyarılması sırasında kaliteli yumurta elde edilememesi durumunda en kısa zamanda tüp bebek merkezlerine gidilmesi gerektiğini kaydetti.

Pabuçcu, Türkiye’de kısırlığın dünyadaki rakamlarla eş değer olduğunu belirterek, “Ülkemizde kısırlık oranı yüzde 15. Her 100 çiftin 15’i bir yıl sonunda gebe kalamıyor. Türkiye’de şu anda kısırlık oranının artmış gibi görünmesi, ekonomik nedenlerle çiftlerin tüp bebek uygulamasına başvuramamasından kaynaklanıyor” dedi.

Kısırlık sorunu olan erkeklerin de tedavi olmak için zaman kaybetmesinin sıkıntı yarattığının altını çizen Prof. Dr. Recai Pabuçcu, kadınların yaşının bu süre içinde riskli sınırlara geldiğini kaydetti.

Doğal yollardan güzelleşelim!

dogalguz Gelin bu hafta sonunu kendinize ayırın. Çoktandır ihmal ettiğiniz cildinize besleyici bir maske hazırlayın!

Sağlıklı ve ışıltılı bir cilt için ne sihir, ne de mucize gerekiyor. Sadece buzdolabınızı açmanız ve içindeki meyve, yumurta ya da sebzelerle güzellik maskesi hazırlamanız yeterli...

Yağlı cilde limon

Probleminiz:

Cildiniz aşırı yağlı. Üstelik yer yer parlıyor ve gözenekler genişlemiş. Bu durumda yağ dengesini düzenleyen bir maske uygulamalısınız. Limon bu konuda yararlı olabilir.

Ne yapmalısınız?

Her sabah uyandığınızda ayna karşısına geçin ve cildinizi dikkatle inceleyin. Büyük bir olasılıkla yeni bir sivilce ile karşılaşabilirsiniz. Yağlı cilt, sivilce ve aknelere davetiye çıkarabiliyor. Bu durumda antiseptik ve sıkılaştırıcı etkili olan limon ile maske hazırlayın.

Size uygun maske:

2 limonun kabuğunu soyup kabuklarını 2 çorba kaşığı suyun içinde 3 dakika bekletin. Robotta püre halinde ezin ve canlandırıcı maske olarak kullanın. Temizlenmiş cildinize pamukla sürüp birkaç dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın ve ardından günlük nemlendiricinizi sürün.

Limonun özellikleri:

Sıkılaştırıcı ve mikropları öldürücü özellikler içeren limon, bol su içerdiği için toksinlerin vücuttan atılımını sağlıyor. Böylece cilt pürüzsüz bir görünüme kavuşuyor. Zengin C vitamini deposu olduğu için cildi dış etkenlerden koruyup cilt hücrelerinin yenilenmesine katkıda bulunuyor.

Kuru cilde marul

Probleminiz:

Sürekli stres hali ve yoğun çalışma temposu cildi olumsuz yönde etkileyerek kuruluğa sebebiyet verebiliyor. Önlem alınmazsa ilerleyen dönemlerde cilt, mat bir görünüme kavuşuyor ve erken kırışıklıklar söz konusu olabiliyor. Kuru cilt diğer cilt tiplerine oranla daha çabuk yaşlanıyor.

Ne yapmalısınız?

Sağlıklı, taze ve ışıltılı bir cilt istiyorsanız öncelikle maksimum düzeyde bir nemlendirme sağlamalısınız. Bu nedenle bol su içeren tüm meyve ve sebzeler cildinizin dostu olabilir. Bizim önerimiz marul ya da kıvırcık salata. Her ikisinin de içerdiği su miktarı cilde ihtiyacı olan nemi sağlayacaktır.

Size uygun maske:

Birkaç marul yaprağını kaynar suya batırıp 2 dakika bekletin ve soğumaya bırakın. Yaprakları temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika bekleyip yüzünüzü ılık su ile yıkayın. Havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Marulun yararları:

Marul bol su içerdiğinden vücuttaki toksinleri atıp temizliyor, zengin A vitamini sayesinde cilde pürüzsüzlük kazandırıyor. C vitamini ile de cildi güçlendirip olumsuz dış etkenlere karşı koruyor.

Yıpranmış cilde üzüm:

Probleminiz:

Cilt bir takım olumsuz etkenlerden dolayı yıpranmaya ve erken yaşlanmaya başlıyor. Özellikle sonbahar aylarında ani değişen havalar cildi fazlasıyla etkiliyor. Bu dönemlerde cildi tazelemek ve kış mevsiminin zararlarından korumak için ölü hücrelerden arındırılması gerekiyor.

Ne yapmalısınız?

Bu durumda sadece nemlendirici kullanmak yeterli olmaz. Belli aralıklarla peeling yani ölü hücrelerin temizlenmesi işlemini de uygulamalısınız. Üzüm, bu konuda derdinizin çaresi olabilir. Üzüm, içerdiği maddeler sayesinde cildi derinlemesine temizlerken, kan dolaşımını da düzenliyor.

Size uygun maske:

Üzümlerin kabuklarını soyun. Çukur bir kaseye alıp çatalla ezerek püre haline getirin. Fazla suyunu süzün ve posasını temizlenmiş cildinize dairesel hareketlerle masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip yıkayın.

Üzümün yararları:

Ölü hücreleri temizlemenin yanı sıra selülite de iyi geliyor. Cildin su tutmasını engelliyor. Zengin içeriği ile toksinleri atan üzüm, bağırsak ve böbrekleri çalıştırıyor, bol enerji veriyor ve cildin yaşlanmasını geciktiriyor.

Yorgunluğa çare muz

Probleminiz:

Çalıştığınız ortamda yoğun hava kirliliği söz konusu ise ya da sigara tiryakisi iseniz ve gece hayatınız varsa bu durumdan en çok etkilenecek yerlerden biri de cildinizdir. Cilt, dış etkenlere karşı savaşamayacak kadar güçsüz hale geliyor ve yorgun bir görünüme kavuşuyor.

Ne yapmalısınız?

Yorgun cilt soluk renklidir, kırışıklıklara davetiye çıkarır. Hiç değilse haftada bir kez zengin potasyum kaynağı olan muzla bir maske uygulayın. Muzun içeriğindeki yorgunluk giderici etkiler cildi dinlendirerek tazeliyor ve ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.

Size uygun maske:

1 muzu çatalla ezerek püre haline getirin. Temizlenmiş cildinize masaj yaparak sürüp 15 dakika bekleyin. Ilık suya batırılmış pamukla cildinizi temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Muzun yararları:

Muz yüksek tansiyon, yorgunluk ve kramplara karşı etkili olan potasyum açısından çok zengin bir meyve. Bol enerji verip, idrar söktürücü özellikler içeriyor. Ayrıca A ve C vitaminleri içeriyor. Bu nedenle yorgun cildin en yakın dostudur.

Kızarıklık sorunlarına çilek

Probleminiz:

Cildinizde dolaşım sorunları var. Kılcal damarlarınız zaman zaman hiç de estetik olmayan görüntülere yol açıyor. Sivilceler ve yer yer kızarıklıklar ortaya çıkıyor.

Ne yapmalısınız?

Öncelikle kan dolaşımını hızlandıran sebze ve meyveleri araştırın. Frenküzümü, ahududu, böğürtlen ve çilek gibi meyveler bu konuda can simidiniz olabilir. Ayrıca içerdikleri bol A vitamini sayesinde cilde pürüzsüz ve kadifemsi bir görünüm kazandırırlar.

Size uygun maske:

1 avuç dolusu çilek veya ahududuyu bir kâseye alın. Püre halinde ezip cildinize sürün. Ancak cildiniz kuru ise çilek püresine 2 çorba kaşığı süt kreması ekleyip karıştırın ve temizlenmiş cildinize uygulayıp 10 dakika bekletin. Yıkayıp kurulayın.

Çileğin özellikleri:

Çilek, bol C vitamini içerdiği için vücudun ve cildin bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Toksinlerin atılımını kolaylaştırarak vücudu temizliyor. Ayrıca bağırsakları yumuşatarak kabızlığı gideriyor.

Kırışıklıklara kivi

Probleminiz:

İlerleyen yaş, düzensiz yaşam tarzı ve olumsuz dış etkenler cildin direncini kaybetmesine ve kırışıklıkların oluşmasına neden oluyor. Önlem alınmazsa ciltte hızlı yaşlanma başlıyor ve cilt soluk bir renge bürünüyor.

Ne yapmalısınız?

Cilde kadifemsi bir yumuşaklık ve ışıltı kazandırmak, kırışıklıkları hafifletmek için ekstra bakım uygulamakta yarar var. En zengin C vitamini kaynağı olan kivi yaşlanmayı durdurabiliyor. Yaşınız 25'in üzerinde ise kivi maskesini haftada bir kez uygulayın.

Size uygun maske:

Birkaç kiviyi soyup çatalla ezerek püre haline getirin. Suyunu süzüp posasını temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla silin ve ılık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın.

Kivinin yararları:

Kivinin portakal ve limon gibi turunçgillerden daha fazla C vitamini içerdiğini biliyor muydunuz? Kivi de ayrıca bol miktarda magnezyum bulunuyor. Anemi ve mide problemlerine etkili olan kivi, bağırsakları yumuşatıyor ve toksinlerin atılımını sağlayıp vücudu temizliyor.

Pürüzlü cilde fesleğen

Probleminiz:

Cildiniz pürüzlü ve yaşlı görünüyor. Sık sık lekeler ve sivilceler de ortaya çıkıyor. Eğer özenli bir bakım uygulamazsanız yüzünüzdeki kırışıklıklar artarak derinleşebilir.

Ne yapmalısınız?

Bu konuda taze ya da kuru fesleğen imdadınıza yetişebilir. Fesleğen, temizleyici ve canlandırıcı etkisiyle hücreleri yenileyerek cildin elastikiyetini artırıp ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. Haftada 1 veya 2 kez fesleğen maskesi uygulamanızda yarar var.

Size uygun maske:

1 avuç kuru fesleğen yaprağını bir çay fincanı kaynar suya atın. 1 çorba kaşığı süt tozu ilave edip ılınmaya bırakın. Süzüp cildinize dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin ve temizleyici olarak kullanın. Özellikle kuru ciltler için çok yararlı bir doğal temizleme ürünü.

Fesleğenin özellikleri:

Saçlarınız mı dökülüyor? Özelikle taze fesleğen kullanmanızı öneriyoruz. Saç dökülmesini yavaşlatıyor. Bir demet fesleğen yaprağını yarım litre suda kaynatıp süzün. Ilınınca bir şişeye alıp ağzını kapatın. Her yıkamada saç diplerinize friksiyon yaparak uygulayıp saçınızı yıkayın.

Şişkinliğe karşı rezene

Probleminiz:

Son zamanlarda her sabah uyandığınızda aynadaki görüntünüzden rahatsız mı oluyorsunuz? Yüzünüz ve gözlerinizdeki şişkinlik sizi rahatsız edecek boyutlara mı ulaştı? Üstelik cildiniz soluk mu? Bu sorulara yanıtınız evet ise rezeneyi deneyin.

Ne yapmalısınız?

Acil önlemler almazsanız sürekli şişkinlik cildinizin elastikiyetini kaybetmesine yol açabilir. Öncelikle şişkinliği giderip sonra cildi sıkılaştırıcı önlemler alın. Bunun için rezene maskesini cildinizin durumuna göre haftada bir ya da iki kez deneyin.

Size uygun maske:

20 gr rezene yaprağını 1 çay fincanı suyla kaynatıp süzün. 3 çorba kaşığı rezene suyuna 1 yumurta sarısı ve ayrı bir yerde kar halinde çırpılmış 1 yumurta akı ilave edip karıştırın. Yüz ve boynunuza sürüp 15 dakika bekletin. Ilık suyla yıkayıp kurulayın.

Rezenenin yararları:

Yüksek oranda A vitamini içeren rezene cilde en yararlı sebzelerden biri. Ayrıca B ve C vitaminleri, kalsiyum, kükürt ve demir kaynağı da. Hindistan'da yüzyıllardır değişmeyen bir gelenektir rezene. Her yemekten sonra ağız kokusunu gidermek ve hazmı kolaylaştırmak için rezene tohumu çiğnenir.

Lifting etkili yumurta

Probleminiz:

Cildinizde hafif sarkmalar başladı. Bunun nedeni cilt yapınız olabilir. İlerleyen yaş ya da hızlı kilo alıp verme gibi sorunlar da cildin esnekliğini yitirerek sarkmasına yol açıyor. Acil olarak cildinizi sıkılaştırmazsanız sarkma artacaktır.

Ne yapmalısınız?

Cildinizi sıkılaştıracak malzemelerle maskeler hazırlayın. Aminoasit içerikli ve albümin içeren yumurta akı cildinize lifting etkisi yapacaktır. Özellikle yumurta akı bu konuda gerçek bir uzman.

Size uygun maske:

2 yumurta akını 1 çorba kaşığı tozşekerle kar halinde çırpın. Hazırladığınız bu karışımı temizlenmiş cildinize pamukla masaj yaparak sürün. 15 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Yumurtanın yararları:

Yumurtanın, ucu çatallaşmış saçlara iyi geldiğini biliyor muydunuz? Saçları adeta yeniden yapılandırıp ışıltı kazandırıyor. 1 yumurta sarısını ayrı bir yerde çırpıp 1 çorba kaşığı bebe şampuanına ilave edin. İyice karıştırın ve saçlarınıza masaj yaparak uygulayıp birkaç dakika bekledikten sonra yıkayın.

Güçsüz cilde nane

Probleminiz:

Birkaç gecenin uykusuzluğu adeta cildinize yansımış. Güçsüz ve yıpranmış bir görünüm içeriyor. Cildinizden sanki yorgunluk okunuyor. En iyisi bir an önce önlem almak. Aksi durumda cilt, sağlıksız bir görünüme kavuşup kırışıklıklara davetiye çıkarabilir.

Ne yapmalısınız?

Öncelikle cildinizi dinlendirmelisiniz. Bunun için rahatlatıcı etkili bitkilerden yararlanın. Nane, papatya gibi. Hazırlayacağınız maskeleri haftada 1 ya da 2 kez uygulayarak cildinizi yeniden yapılandırın.

Size uygun maske:

20 gr taze nane yaprağını 1 çay fincanı suyla kaynatın. Ilınınca süzün. Bir elmayı soyup rendeleyin. Nane suyuna ilave edip karıştırın. Daha önceden temizlediğiniz yüz ve boynunuza masajla yedirerek sürün. 20 dakika bekleyip cildinizi yıkayın ve havlu ile kurulayın.

Nanenin yararları:

Fiziksel ve ruhsal yorgunluğun ilacı nane. Banyo suyuna ilave edeceğiniz bir avuç nane ile papatya derdinizin çaresi olabilir. Üstelik sıcak banyo sırasında banyonuz bu kokulu bitkilerden dolayı çok hoş kokabilir. Bitkilerin sinirler üzerinde rahatlatıcı bir etkisi de var.